İçeriğe atla
Blog'a Dön
Web Sitesi

Kurumsal Sitede Kaç Sayfa Olmalı? Sayfa Planı Kurma

06 Eylül 2026
Next GEO Agency
Kurumsal Sitede Kaç Sayfa Olmalı? Sayfa Planı Kurma

Teklif aşamasındaki en sık soru şudur: "kaç sayfalık bir site yaptıralım?" Soru masum görünür ama bir varsayım taşır — sayfa sayısının bir bütçe kalemi olduğu varsayımı. Bu varsayımla kurulan projelerde sayfa sayısı pazarlık konusu olur, sekizden beşe iner, sonra yayından üç ay sonra "şu sayfa da lazımmış" diye yeniden açılır ve her açılış adres yapısında bir düzeltme demektir.

Sayfa sayısı bir maliyet kalemi değil, bir karşılama kararıdır. Her sayfa, birinin bir soruyla geldiği bir kapıdır. Kapı yoksa soru sahibi ya rakibin kapısına gider ya da sitede dolaşıp çıkar. Bu yüzden doğru soru "kaç sayfa" değil, "hangi sorular bize geliyor ve her birini nerede karşılıyoruz" olmalı.

Aşağıdaki metin, sayfa planını bir tablo olarak kurmanın yolunu anlatıyor: hangi soru hangi sayfada karşılanır, hizmet başına ayrı sayfa ne zaman gerekir, menü kaç başlık taşır ve ikinci dil eklenecekse plan baştan nasıl kurulur.

Sayfa sayısı bir bütçe kalemi değil, bir karşılama kararıdır

Bir sitenin sayfa sayısını belirleyen şey işletmenin büyüklüğü değil, işletmenin cevaplaması gereken soru sayısıdır. İki kişilik bir danışmanlık ofisi altı ayrı hizmet veriyorsa altı ayrı soru ailesi vardır. Elli kişilik bir üretim firması tek bir ürün grubu satıyorsa tek bir soru ailesi olabilir.

Bu ayrımı yapmadan sayfa sayısına karar vermek iki yönde de hata üretir. Az sayfa açıldığında bir sayfa birden fazla soruyu aynı anda cevaplamaya çalışır ve hiçbirini yeterince cevaplayamaz; ziyaretçi aradığı ayrıntıyı bulamaz, arama motoru da sayfanın hangi soruya karşılık geldiğini kestiremez. Çok sayfa açıldığında ise birbirine çok benzeyen sayfalar ortaya çıkar, hiçbiri diğerinden yeterince ayrışmaz ve bakımı yapılmayan bir arşiv birikir.

Doğru başlangıç, bütçeden değil sorudan başlamaktır. Satış ekibinin telefonda en çok cevapladığı sorular, gelen e-postalardaki tekrar eden konular ve varsa arama konsolundaki mevcut sorgular — üçü birleştirildiğinde ortaya bir liste çıkar. Sayfa planı o listenin gruplanmış hâlidir.

Her sayfa bir soruyu karşılar: sayfa–niyet eşlemesi

Sayfa planının çekirdeği tek satırlık bir cümledir: "Bu sayfa şu soruyla gelen kişiyi karşılar ve onu şu adıma götürür." Bir sayfa için bu cümle yazılamıyorsa o sayfanın var olma gerekçesi de yoktur.

Cümlenin üç parçası var. Birincisi soru: kişi ne bilmek istiyor. İkincisi karşılık: sayfanın verdiği cevabın özü ne. Üçüncüsü sonraki adım: kişi cevabı aldıktan sonra ne yapmalı — form doldurmak, telefon etmek, başka bir sayfaya geçmek ya da sadece bilgilenmiş olarak ayrılmak.

Üçüncü parça en çok atlanan yerdir. "Bilgilenmiş olarak ayrılmak" da geçerli bir sonraki adımdır ve bazı sayfalar için doğru olanıdır; ama bunun bilinçli bir karar olması gerekir. Her sayfaya aynı iletişim formunu koymak bir karar değil, karar vermemektir.

Bu eşleme yazıldığında sayfa sayısı kendiliğinden ortaya çıkar. Aynı soruyu iki farklı ifadeyle soran iki satır tek sayfada birleşir; farklı bir cevap gerektiren iki satır ayrı sayfa olur.

Hizmet başına ayrı sayfa mı, tek sayfada bölüm mü

En sık karşılaşılan yapısal karar bu. Ayırt edici ölçüt estetik değil, üç somut soruya verilen cevaptır.

Hizmetler farklı kitlelere mi gidiyor? Aynı kişi iki hizmete de ihtiyaç duyuyorsa tek sayfada bölüm makul olabilir. Farklı kitleler farklı sorularla geliyorsa ayrı sayfa gerekir, çünkü aynı sayfada iki farklı kişiye aynı anda hitap eden metin ikisini de tam olarak karşılamaz.

Her hizmet için anlatılacak ayrı bir kapsam, süreç ve sınır var mı? Bir hizmeti dürüstçe anlatmak genellikle birkaç yüz kelime tutar: ne yapılıyor, nasıl ilerliyor, neyi kapsamıyor, neye bakarak ölçülüyor. Bu dört başlık dolduruluyorsa o hizmet kendi sayfasını hak eder. Doldurulamıyorsa hizmet değil, başka bir hizmetin bir parçasıdır.

Ayrı bir adrese ihtiyaç var mı? Satış görüşmesinde, tekliften, e-postadan ya da reklamdan doğrudan o hizmete bağlantı verilecekse ayrı adres gerekir. Tek sayfadaki bir bölüme bağlantı vermek mümkündür ama ziyaretçi sayfanın ortasına düşer ve bağlamı kaçırır.

Üç sorunun üçüne de "evet" çıkıyorsa ayrı sayfa; üçüne de "hayır" çıkıyorsa bölüm. Karışık çıkıyorsa varsayılan tercih bölümdür, çünkü sonradan bölümü sayfaya çıkarmak, sayfayı bölüme indirmekten daha ucuzdur — ikincisi adres kaldırmak ve yönlendirme yazmak demektir.

"Kime" ve "ne" ayrımı: sektör sayfası ile hizmet sayfası

Sayfa planındaki en verimli ayrım, ne yaptığınızı anlatan sayfalarla kime yaptığınızı anlatan sayfaları birbirinden ayırmaktır. İkisi aynı bilgiyi farklı bir soruya göre dizer.

Hizmet sayfası "ne" sorusunu karşılar: bu iş neyi kapsıyor, nasıl ilerliyor, neyi vaat etmiyor. Ziyaretçi hizmetin adını biliyordur ve ayrıntısını arar.

Sektör sayfası "kime" sorusunu karşılar: bizim sektörümüzde bu iş nasıl yürüyor, bizim kısıtlarımız neler. Ziyaretçi hizmetin adını bilmiyor olabilir; kendi durumunu tarif eden bir sayfa arar.

Bu iki sayfa aynı hizmeti anlatır ama farklı kişileri karşılar ve içerikleri gerçekten farklıdır: sektör sayfasında o sektöre özgü kısıtlar, mevzuat ve tipik itirazlar bulunur, hizmet sayfasında ise kapsam ve süreç. Bu sitede de ayrım böyle kurulmuştur; çözümler sayfamızda sektör bazlı sayfaların hizmet sayfalarından neden ayrı durduğunu görebilirsiniz.

Ayrım yapılmadığında iki sayfa da aynı şeyi söyler, birbirini bastırır ve hangisinin hangi soruyu karşıladığı belirsizleşir. Aynı hizmeti tekrar tekrar anlatan sayfalar üretmenin bedelini ve konu kümesinin nasıl kurulacağını semantik içerik stratejisi yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Blog sayfa planının bir parçası mıdır?

Blog çoğu projede "sonra bakarız" kutusuna atılır ve bu, plan aşamasında verilen en maliyetli erteleme kararlarından biridir. Blog bir içerik alanı değil, bir adres alanıdır: açılıp açılmayacağı, hangi adres yapısını kullanacağı ve kategori sayfalarının olup olmayacağı sayfa planının parçasıdır.

Karar üç soruya bağlı. Düzenli üretim yapılacak mı? Ayda bir yazı bile bir düzendir; hiç üretim yapılmayacaksa boş bir blog bölümü açmak siteyi zayıflatır. Hangi sorular blogda karşılanacak? Satın alma niyeti taşımayan ama işletmenin uzmanlığını gösteren sorular blogun alanıdır; satın alma niyetli sorular hizmet sayfasında kalır. Kim yazacak? Cevap belirsizse blog planda kalır ama yayında açılmaz.

Blog açılacaksa adres yapısı baştan kararlaştırılmalı. Yazıların adresine tarih ya da kategori eklemek, sonradan kategori değiştiğinde adres değiştirmek anlamına gelir. Sade ve kalıcı bir adres yapısı, sonraki her düzenlemeyi ucuzlatır.

Menü kaç başlık taşır, gerisi nereye gider

Menü sayfa planının kendisi değil, planın en görünür kesitidir. Bir sitede kırk sayfa olabilir ve menüde beş başlık bulunabilir; bu bir eksiklik değil, bir seçimdir.

Üst menüye giren başlıklar, ziyaretçinin siteye geldiği ilk anda kararını etkileyen başlıklardır. Gerisi ikinci düzeyde yaşar: hizmet sayfalarından birbirine verilen bağlantılar, alt bilgi bölümü, ilgili içerik blokları ve gövde metnindeki bağlantılar. Bir sayfanın menüde olmaması onu ulaşılamaz yapmaz; hiçbir yerden bağlantı almaması yapar.

Pratik ölçüt şudur: menüdeki her başlık için "bu başlık bir ziyaretçinin ilk otuz saniyede vereceği bir karara karşılık geliyor mu" sorusu sorulur. Cevap hayırsa o başlık menüde değil, ait olduğu sayfanın içinde durmalıdır.

Menü derinliği de bir karardır. İki düzey çoğu kurumsal site için yeterlidir; üçüncü düzeye ihtiyaç duyuluyorsa bu genellikle grupların yanlış kurulduğunun işaretidir.

İki dil eklenecekse plan baştan nasıl kurulur

İkinci dil bir çeviri işi değil, bir adres kararıdır. Sayfa planı aşamasında ikinci dilin gelip gelmeyeceği bilinmiyorsa bile, gelme ihtimali varsa adres yapısı buna hazırlanmalıdır.

Kritik nokta şu: her dilin kendi adresi olmalı. Dilin yalnızca tarayıcıda değiştiği, adresin aynı kaldığı kurgularda ikinci dildeki içerik arama motoru tarafında görünmez kalır — çünkü taranan adres tek bir dilin içeriğini döndürür. Bu, yayından sonra düzeltilmesi en pahalı yapısal hatalardan biridir; adres yapısı seçenekleri ve iki adresin birbirini karşılıklı bildirmesi konusunu çok dilli GEO ve hreflang yazımızda ayrıntılı yazdık.

Plan tarafındaki ikinci karar kapsamdır: bütün sayfalar çevrilmek zorunda değil. Hangi sayfaların ikinci dilde karşılık bulacağı sayfa planında işaretlenir. Yarım çevrilmiş bir bölüm yayınlamaktansa, çevrilmiş sayfaların tam olması daha iyi bir sonuç verir.

Aynı konuyu iki sayfaya bölmenin bedeli

Sayfa planı büyüdükçe, aynı konunun iki ayrı sayfaya dağıldığı durumlar ortaya çıkar. Bu her zaman hata değildir — bir konu gerçekten iki farklı soruya ayrılıyorsa iki sayfa doğrudur. Hata, aynı sorunun iki sayfaya bölünmesidir.

Ayırt etme yöntemi basit: iki sayfanın başlıklarını yan yana koyup "bir ziyaretçi hangisini açmalı" diye sorun. Cevap net değilse ziyaretçi de bilemez, arama motoru da bilemez. Bu durumda iki sayfa birbirinin yerine gösterilir, ikisi de tam olarak öne çıkamaz.

Plan aşamasında bunu önlemenin yolu, her sayfa için "bu sayfanın karşıladığı soru" alanını doldurmak ve iki satırda aynı soru yazılıysa satırları birleştirmektir. Yayına girdikten sonra düzeltmek ise adres kaldırmayı ve yönlendirme yazmayı gerektirir.

Coğrafi bölme de aynı riski taşır. Aynı hizmeti farklı şehir adlarıyla çoğaltmak, sayfalar arasında gerçek bir fark yoksa plan içinde birbirini bastıran sayfalar üretir; bu sayfaların ne zaman anlamlı olduğunu şehir bazlı hizmet sayfaları yazımızda ayrıca tartıştık.

Sayfa planı çıktısı neye benzer

Sayfa planı bir zihinsel model değil, bir belgedir. Tasarıma geçmeden önce şu sütunları taşıyan bir tablo hâline gelmelidir.

SütunNe yazar
Sayfa adıMenüde ya da bağlantılarda görünecek ad
Karşıladığı soruTek cümle, ziyaretçinin ağzından
Sonraki adımForm, arama, başka sayfa ya da yalnızca bilgilenme
AdresKalıcı olacak yol
İçerik sahibiMetni kim yazacak
DurumYeni, taşınıyor, birleşiyor, kalkıyor

"İçerik sahibi" sütunu tasarımcının değil işletmenin ilgi alanıdır ve projeyi en çok geciktiren kalem tam olarak burasıdır: metni bekleyen bir sayfa, tasarımı biten bir sayfadan daha uzun süre yayına giremez.

"Durum" sütunu yenileme projelerinde zorunludur; mevcut bir sayfanın taşınıp taşınmayacağı bu sütunda karara bağlanır. Kapsamın nasıl yazıldığını ve teslim aşamalarını kurumsal web sitesi hizmet sayfamızda ayrıntılandırdık.

Bu tablo hazır olduğunda ajansa verilecek brief'in iskeleti de çıkmış olur; kapsam, revizyon ve teslim maddelerini web sitesi brief'i yazımızda ayrı ele aldık.

Sayfa planınızı birlikte çıkarmak ve mevcut yapınızın hangi soruları karşılıksız bıraktığını görmek isterseniz bize yazabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Beş sayfalık bir site az mı?

Sayı tek başına bir şey söylemez; ölçüt, işletmenin karşılaması gereken soru sayısıdır. Tek bir hizmet veren, tek tip müşteriye satan bir işletme için beş sayfa fazlasıyla yeterli olabilir ve iyi yazılmış beş sayfa, birbirini tekrar eden yirmi sayfadan daha iyi sonuç verir. Buna karşılık altı farklı hizmeti olan bir işletmede beş sayfa, hizmetlerin dördünün hiçbir yerde ayrıntılı anlatılmaması demektir. Kararı vermeden önce satış ekibinin en çok cevapladığı soruları listeleyin; sayfa sayısı o listeden çıkar.

Tek sayfalık site ne zaman doğru karardır?

Tek sayfa, anlatılacak tek bir teklif olduğunda ve ziyaretçinin karar için ihtiyaç duyduğu bilginin tamamı tek bir akışa sığdığında doğru olabilir: tek hizmetli yeni bir girişim, tek bir etkinlik ya da tek bir ürün için açılan bir sayfa gibi. Sınırı şudur: tek sayfada her bölüm ayrı bir adrese sahip olmadığı için, hiçbir bölüm kendi başına bir sorunun karşılığı olarak gösterilemez. Birden fazla hizmet ya da birden fazla kitle varsa tek sayfa, büyümenin önünde erken bir tavan kurar.

Blogumuz olmadan da görünür olabilir miyiz?

Evet, ama görünürlüğün kapsamı daralır. İyi yazılmış hizmet ve sektör sayfaları satın alma niyetli soruları karşılar ve çoğu işletme için asıl talebi bu sayfalar getirir. Blogun karşıladığı şey farklıdır: henüz satın almaya hazır olmayan, sorunu tarif eden ya da bir karar vermeye çalışan kişilerin soruları. Bu soruları karşılamamak bir hata değil, bir tercihtir — ama tercih olduğunun bilinmesi gerekir. Düzenli üretim yapılamayacaksa blog açmamak, açıp boş bırakmaktan daha iyidir.

Menüye kaç başlık koymalıyız?

Sayı yerine ölçüt kullanmak daha güvenli: menüdeki her başlık, ziyaretçinin ilk saniyelerde vereceği bir karara karşılık gelmeli. Çoğu kurumsal sitede bu ölçütü geçen başlık sayısı beş ile yedi arasında kalır; kalanlar alt menülerde, ilgili içerik bloklarında ve alt bilgi bölümünde yaşar. Menüde yer almayan bir sayfa erişilemez hâle gelmez — erişilemez hâle gelen, hiçbir sayfadan bağlantı almayan sayfadır. Menü tasarlarken asıl kontrol edilmesi gereken şey budur.

Sayfa planını sonradan değiştirmek pahalı mı?

Değişikliğin türüne bağlı. Bir sayfanın metnini genişletmek ya da yeni bir sayfa eklemek ucuzdur. Pahalı olan, mevcut sayfaların adreslerini değiştiren düzenlemelerdir: sayfa birleştirme, bölme ya da adres yapısını yeniden kurma. Bu tür değişiklikler yönlendirme yazmayı, iç bağlantıları güncellemeyi ve arama motorunun yeni yapıyı yeniden işlemesini gerektirir. Bu yüzden plan aşamasında zaman harcamak, yayından sonra düzeltmekten belirgin biçimde ucuza gelir.